0

UTİKAD Başkanı Eldener: “İlaç ve Gıda Taşımalarında Uygulamalar Değişiyor”

Yazısında, son iki yıla damgasını vuran ve küresel ticaretteki tüm dengeleri alt üst eden COVID-19 salgınının olumsuz etkilerinin hissedildiği sektörlerin başında küresel lojistik sektörünün geldiğini belirten Emre Eldener, “Pandeminin getirdiği belirsizlik tedarik zincirinin üreticiler, dağıtıcılar, alıcılar, lojistik hizmet sağlayıcılar, depocular vb. gibi unsurlarını geciken sevkiyatlar, artış gösteren lojistik maliyetler ve finansal anlaşmalardaki gecikmeler sebebiyle öngörülmesi ve planlanması zor bir süreç ile karşı karşıya bıraktı.” dedi.

Yine de lojistik sektörünün faaliyetlerini aksatmadan sürdürmek zorunda olan sektörlerden biri ve belki de en önemlisi olduğunu, çünkü ihtiyaç duyulan tüm malzemelerin lojistik sayesinde bizlere ulaştığını ifade eden Eldener, temel gıda alışverişi için dahi evden çıkamadığımız günlerde siparişlerin kapımıza kadar getirildiğini söyledi. Tarımsal ürünlerin insan yaşamında önemli yeri olan ürünler olduğunu, beslenme için temel gıda maddeleri olduğunu kaydeden Eldener, doğal olarak sağlıklı beslenme için bu ürünlerin uygun koşullarda yetiştirilmesi, toplanması, muhafaza edilmesi ve tüketicilere ulaştırılması gerektiğini aktardı.

Soğuk zincir lojistiği ile taşınan gıdaları yalnızca doğru sıcaklık aralığında tutmanın yeterli olmadığını söyleyen Eldener, ifadelerini şu şekilde sürdürdü:
“Gıda, ilaç, serum, aşı gibi soğuk zincir ürünlerinin kalitesi ve güvenliği için sıcaklıklardaki artış ve azalışların da izlenmesi, sıcaklıktaki artış ve azalışların belirlenen sınırlar içinde kalması sağlanmalıdır. Uluslararası ticareti yapılan gıda ve ilaç ürünleri çoğunlukla deniz ve havayolu ile taşınmaktadır. Havalimanı veya limanlardaki aktarmalar ise, ideal saklama sıcaklığını korumak amacıyla, soğutmalı kamyonlar ile yapılır. Kamyonların soğutma kapasiteleri bu amaçla tasarlanmıştır.”

Kolay bozulabilen yapıdaki gıda ürünlerinin dağıtımında maliyetli olsa bile ürünlerin en hızlı şekilde nihai kullanıcıya ulaştırılmasının gerekliliğinin etkin bir tedarik zinciri uygulamasını zorunlu kıldığını belirten Eldener, değişken hava şartlarının, ürünlerin bozulabilirliği, gıda güvenliğini etkileyen çevrenin karmaşıklığı, tüketicilerin sürekli değişen yaşam tarzı eğilimleri, çevresel kaygılar ve sektördeki paydaşların çokluğunun, tarım ve gıda sektörü için sağlam tedarik zincirlerinin geliştirilmesinde önemli zorluklar oluşturduğunu ifade etti.

Eldener, COVID-19 salgınının, tarımsal tedarik zincirlerinde gerek girdi temini gerekse nihai tüketiciye erişim aşamasında da önemli bir risk oluşturduğunu vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü tarafından “COVID-19 Pandemisi” olarak ilan edildiği günden bugüne kadar olan süreçte tarım ve gıda ürünlerinin, özellikle meyve ve sebze gibi tarımda yüksek değerli malların temininde hem hareket kısıtlamaları hem de sınır kapılarının kapatılmasından dolayı lojistik darboğazlar yaşandığının altını çizen Eldener, “Soğuk zincir lojistiği de dünya genelinde üretilen ürünlerin sağlıklı bir şekilde tüketimi için son noktaya ulaştırılması adına çok önemli bir taşımacılık alanıdır. Covid-19 pandemisinde, soğuk zincir lojistiğinin önemi daha iyi anlaşıldı ve soğuk zincirle ilgili uygulamalarda değişiklikler yapılması gündeme geldi.” ifadelerini kullandı.

Yaşanan öngörülemez süreçte, taşımacılıkla ilgili özellikle karayolu ile yapılan taşımalarda, uluslararası kapsamda kriz dönemleriyle ilgili ayrı bir yapılanmanın oluşturulmasının ve e-ticaret alt yapısının geliştirilmesinin gündeme geldiğini işaret eden Eldener, “soğuk zincirle ilgili uygulamalarda, kriz süreçlerinde öneminin daha da çok hissedildiği soğuk hava depolarının çevreye duyarlı, ekonomik ve dayanıklı ekipmanlarla donatılması ve devletin bunun için çeşitli teşvikler vermeyi hızlandırmak adına atılımlarda bulunduğunu gözlemledik.” dedi. Bilhassa soğuk zincir taşımacılığında, etkin kullanılan araçların ve tüm dijital ekipmanların yeni teknolojik gelişmeler göz önünde bulundurularak güncellenmesinin de gündeme geldiğini belirten Eldener, sözlerini şu şekilde noktaladı:

“Pandemi öncesinde daha yoğun olarak özel sektörün ilgi gösterdiği, hayata geçirmek için daha yoğun uğraşlar verdiği dijitalleşme süreçleri, pandemi sürecinde kamu idarelerinin de ilgi odağı haline geldi ve kamu kurumları kendi bünyesindeki dijitalleşme süreçlerini hızla devreye aldılar çünkü bu süreç artık tercihten öte bir zorunluluk, ihtiyaçtır. İçinde bulunduğumuz bu süreçte dünyanın önde gelen kurum ve kuruluşlarının gündemlerine aldıkları ticareti kolaylaştırma konusunda ülkemizdeki ticari faaliyetlerin kolaylaştırılması, bu amaca hizmet eden kurumlara destek verilmesi, bu yönde bir farkındalık oluşturulması geniş kapsamlı bir yaklaşım ile mümkün olabilecektir.”

Related Posts

Call Now Button
Sohbeti Başlat