0

Bakan Muş, 34. DEİK Olağan Mali Genel Kurulu’na Katıldı

Konuşmasında DEİK’in çalışmalarının önemine ve içeriğine değinen Muş, Türkiye’nin ihracat, üretim ve büyüme hedeflerine ulaşmasına yönelik faaliyetlerin, küresel ekonomik ve ticari ilişkiler açısından zorluklarla dolu bir ortamda icra edildiğinin bilincinde olduklarını söyledi.

Muş, hem pandemi koşulları hem ticaret savaşları hem de özellikle Avrupa ve ABD’de kaygı verici boyutlara ulaşan radikal içe kapanma eğilimleri ve bölgesel jeopolitik gelişmelerin, son dönemde “ticaret diplomasisini” çetrefilli hale getirdiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bununla birlikte 2021 yılı itibarıyla küresel ekonominin tozu ve toprağı üstünden atıyor olmasının işaretlerini görmeye başladığımızın altını çizmek istiyorum. 2020 yılında küresel ekonomide yaşanan keskin daralma sonrası ortaya konan genişleyici para ve maliye politikalarının da katkısıyla 2020 yılının ikinci yarısından itibaren dünya genelinde güçlü bir toparlanmaya şahit oluyoruz. Artan aşılama faaliyetleri ve hız kazanan teşvik paketleri neticesinde bu yıl, Türkiye’nin önde gelen ticari ve ekonomik ortaklarından ABD ve İngiltere’nin yüzde 7, Avro Bölgesi’nin ise yüzde 4,6 büyümesi beklenmektedir.

Ülkemizin ihracat potansiyeli için oldukça olumlu bu işaretlere rağmen IMF’nin temmuz raporunda vurgulandığı üzere, aşılama performanslarına bağlı olarak maalesef ülkelerin ekonomik göstergeleri arasındaki makasın açıldığını gözlemliyoruz. Bu nedenle 2021 yılında küresel büyümeye ilişkin yüzde 6’lık büyüme beklentisi korunmakla birlikte son dönemde gelişmiş ülkelerin büyüme tahminleri yukarı yönlü, gelişmekte olan pek çok ülkenin büyüme tahminleri ise aşağı yönlü olarak güncellenmektedir.”

“İhracat profilimizi çağın gereklerine uygun şekilde geliştirmek niyetindeyiz”
Bakan Muş, dış ticarette yaşanan gelişmelere de değindi. Türkiye’nin, uyguladığı ihracata dayalı büyüme stratejisi ile küresel değer zincirleri içerisinde kendine sağlam bir yer edindiğini belirten Muş, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu doğrultuda biz, otomobilden kozmetiğe, insansız hava aracından televizyona pek çok üründe uluslararası anlamda rekabetçi bir hüviyet kazanan ihracat profilimizi çağın gereklerine uygun şekilde geliştirmek niyetindeyiz. Bu anlamda, DEİK ailesi ve bütün özel sektörümüze, kamudaki paydaşlarımız ve politikacılarımıza önemli görevler düşmektedir. Bizim niyetimiz, küresel salgınla birlikte şiddetlenen korumacılık eğilimlerine karşın küresel arz zincirlerinden daha çok pay alan, rekabetçi bir mal ve hizmet ihracatı kompozisyonu oluşturmaktır. Bu vizyon doğrultusunda ihracatın, ekonomik büyümemizin lokomotifi olmaya devam ederek 2021 yılının ilk yarısında güçlü bir performans sergilemesi, bizi daha da teşvik etmektedir. Hepinizin bildiği üzere, böyle kaotik bir dönemde ihracatımızı, 2021 yılının ilk 7 ayı itibarıyla geçtiğimiz yıla oranla yüzde 35 artışla 121,4 milyar dolar seviyesine taşıdık. Son 12 aylık ihracat değerimiz ise 201,5 milyar dolara ulaşarak yeni bir Cumhuriyet tarihi rekoruna imza atmıştır. Temmuzda yıllık bazda ilk kez 200 milyar dolar sınırını aşan ihracat, dünya mal ihracatındaki payını da bu yıl ilk kez yüzde 1’in üzerine taşımıştır.”

Muş, ihracatın kazandığı bu ivmenin, dış ticaretin yapısında da oldukça olumlu niteliksel gelişmelere işaret ettiğini söyledi.

Ocak-Temmuz 2021 döneminde ihracatın ithalatı karşılama oranının, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 5,6 puan artarak yüzde 82,7’ye yükseldiğini hatırlatan Muş, “Dış ticaret açığımız, aynı dönemde yüzde 5 azalış ile 25,5 milyar dolara gerilemiştir. Net hizmet ihracatçısı konumundaki bir ülke olarak mal ticaretinde de niteliksel iyileşme sağlamamız, ‘cari açık’ sorununun yavaş yavaş üstesinden gelmekte olduğumuzun önemli bir göstergesidir.” diye konuştu.

Related Posts

Call Now Button
Sohbeti Başlat