0

Atmosferdeki Karbon Yoğunluğu Her Ay Yeni Bir Rekor Kırıyor

Online olarak düzenlenen, çeşitli üniversitelerden akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirilen panelde, son dönemde dünyada geçmiş yıllara göre büyük ölçüde artan, Türkiye’de de pek çok ilde yaşanan ve can kayıplarına yol açan orman yangınları başta olmak üzere doğal afetler, nedenleri ve alınabilecek önlemler masaya yatırıldı.

Panelin açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, son günlerde yaşanan yangınların, karbon yutak alanı olan ormanları yok ettiğine ve hava kirliliği döngüsünde de yeni bir felaket devrinin kapılarını araladığına dikkat çekti. İSO olarak yaşanan afetleri, iklim krizini ve sonuçlarını, bilimin ışığında ele aldıklarının altını çizen Bahçıvan “Ekolojik krizin en ağır tezahürü olan iklim değişikliğinin yaygın ve yıkıcı etkisiyle karşı karşıyayız. Bu öngörülebilir kriz, gündelik hayatımızda da derin yaralar açarken, dünya devletleri ne yazık ki karbon salımlarını azaltmakta ayak sürmeye devam ediyor. BM İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) hafta başında açıkladığı son rapordaki gibi; atmosferdeki karbon yoğunluğunda neredeyse her ay yeni bir rekorun kırıldığına tanıklık ediyoruz. Asıl acı olan ise bu yoğunluğu sınırlayabilecek neredeyse yegane varlığımız olan ormanlarımızı da günbegün kaybediyoruz. Dünya, ülkemiz alevler içinde. Ormanlarımız yanıyor. Yaşamsal öneme haiz bu konunun artık toplantı salonlarından çıkarak her bireyin önceliği olması gereken bir noktadayız. Siyasilerden bilim insanlarına, iş dünyasından sanatçılara kadar iklim değişikliğini konuşmalı, bilime kulak vermeli, acil önlem alınması gerektiğini yaymalıyız. Çünkü dünyamız, iklim değişikliği etkilerinin doğaya ve insan canına mal olacak hale geldiği günleri yaşıyor” dedi.

“Kaynakları doğru ve verimli kullanarak dünyayı yıpratma payımızı düşürmeliyiz”
Her geçen gün daha hızlı bir şekilde giren felaketlerle yaşadığımız iklim değişikliğini artık kabullenmek ve gerekli önlemleri bir an önce alma noktasında olduğumuzun altını çizen Bahçıvan, “Eğer çocuklarımıza, gençlerimize, gelecek nesillerimize yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak; hem düşünsel hem icraat anlamında hepimizin yapması gereken bir aksiyonun mutlaka olduğunu düşünüyoruz. Geçmişteki hoyratlıklarımızı sonlandırarak, kaynaklarımızı daha doğru ve verimli kullanarak dünyayı yıpratma payımızı düşürmeliyiz” dedi.

ABD’de 2030 yılına kadar binek araç ve hafif kamyonların yüzde 50’si sıfır emisyonlu olacak
Artık daha sürdürülebilir ve iklime dirençli bir dünya inşa etmenin, yaşamı güvence altına almak için tek seçenek olduğunun altını çizen Bahçıvan, şunları söyledi: “Kaliforniya’dan ülkemizi de kapsayan Akdeniz ülkelerindeki orman yangınlarına, Almanya’daki sellerden Çin’de yaşanan tayfunlara kadar her hafta dünyamızın farklı bir bölgelerinde yaşanan doğa olayları da bu gerçeğin artık tam içinde yaşamakta olduğumuzu gösteriyor. Bu dönemde bazı adımların atıldığına da şahit olduk. ABD, Paris Anlaşmasına geri döndü ve daha güçlü, daha sağlam bir ulusal iklim planı sundu. Geçen hafta, ABD Başkanı Joe Biden, ülkede 2030’a kadar satılacak binek araç ve hafif kamyonların yüzde 50’sinin sıfır emisyonlu olmasını öngören kararnameyi imzaladı. AB, Yeşil Mutabakat ile 2050 yılına kadar karbon nötr kıta olacağına dair yol haritasını belirlerken, Japonya, Güney Kore ve 100’den fazla ülke de böyle bir taahhütte bulundu. Çin ise, söz konusu hedefe 2060 yılında ulaşma sözü verdi. Bunlar ilerlemenin işaretleri.”

Buğdayda yüzde 70’e varan rekolte azalması mevcut
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) Değerlendirme Raporu Anayazarı Doç. Dr. Barış Karapınar ise IPCC raporunun alarm veren bir rapor olduğuna değinerek 1990’dan beri raporda yazılmış olan öngörülerin hepsinin gerçekleştiğine dikkat çekti. Karapınar konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sera gazları son 2 milyon yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Tabii ki insan kaynaklı bir durum. Son 50 yıldaki sıcaklık artışı son 2000 yılın en yüksek sıcaklık artışıdır. 1,1- 1,2 derecelik bir sıcaklık artışını gözlemlemiş durumdayız. Orman yangınları kuraklıklar, sel gibi afetler Türkiye ve dünya genelinde artış gösteriyor. Bu sene orman yangınları dünya genelinde rekor kırdı. Tarım konusu önemli iklim riskleri arasında yer alıyor. Özellikle buğdayda yüzde 70’lere varan rekolte azalması meydana geliyor.”

Doç. Dr. Karapınar emisyonu azaltmazsak ya da sıfırlamazsak bizi bekleyen sıcaklık artışının 4-5 derece olduğunu ve dünyanın bu kadar ısınmayı kaldırmasının mümkün olmadığını belirtti ve önümüzdeki 15 senenin çok önemli olduğunu, eğer radikal adımlar atmazsak büyük ihtimalle kendi kendini tetikleyen ekolojik olayların daha fazla meydana geleceğini anlattı. Karapınar, “Bugün orman yangınlarının maliyeti sadece ekonomik olarak baktığımızda yüz milyar dolarları buluyor. Doğa işaretlerini veriyor insanların doğa ile barışması ve doğa ile birlikte hareket etmek gerekiyor” şeklinde konuştu.

Related Posts

Call Now Button
Sohbeti Başlat