0

Emre Eldener “Demiryolunda İş Birliği Zamanı”

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener 2019 yılının sonlarından başlayarak 2020 yılında koronavirüs salgını tüm dünyayı etkisi altına aldığına işaret ederek Türkiye’de de salgının önüne geçebilmek için yaşam koşullarında, çalışma standartlarında değişiklikler yapılmak zorunda kalındığını söyledi.

Salgının etkilerinin en yoğun olarak hissedildiği Mart-Nisan-Mayıs aylarında Türkiye’nin dış ticaretinde iki önemli bölge olan AB ülkeleri ile Ortadoğu ve Orta Asya ülkelerinde kısıtlamalara maruz kalındığını anlatan Eldener, taşıma faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini, şoförlere karantina uygulandığını belirtti.

Eldener pandemi döneminde havayolu, karayolu ve denizyolunda yaşanan operasyonel sıkıntıların demiryolu taşıma alternatifi kullanarak bertaraf edilmeye çalışıldığını ifade ederek “Demiryolu taşımacılığı kurtarıcı rolü üstlendi, karayolu ve demiryolu taşımacılığına iyi bir alternatif oldu, taşımacıların yeni rotalar oluşturmasını sağladı. Salgının yayılmasına karşı ‘temassız ticaret’ olarak önerilen demiryoluyla ihracat taşımaları, mart ayında yüzde 100’e yakın arttı. Bazı hatlarda vagonlar yetersiz kaldı. Pandemi döneminde karayolu araçlarının İran transit geçişinin durdurulması ile birlikte Bakü-Tiflis-Kars (BTK) hattı üzerinde ek günlük 3 bin 500 ton kapasite artışı sağlandı. Alınan hijyen tedbirleri, insan temassız taşımacılık ve yürütülen ticari faaliyetlerle uluslararası demiryolu yük taşımalarında 2020 yılının ilk 7 aylık döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artış sağlanarak 2 milyon 133 bin tona ulaşıldığı bilgisi kamuoyu ile paylaşıldı.” dedi.

8 Mayıs 2020 tarihinde ham madde taşıyan yük treninin Marmaray’dan geçiş yaptığına da değinen Eldener “İlk yurtiçi treni Gaziantep’ten çıkış yaptı ve Çorlu’ya ulaştı. 1.200 ton ağırlığındaki tren 16 vagondan oluşuyordu. 32 konteyner içinde yapılan taşımanın en olumlu yanı ise taşımanın kesintisiz yapılmış olmasıydı. TCDD tarafından açıklanan son verilere göre; BTK hattının açılışından bu yana yaklaşık 650 bin, Ocak ayından bugüne kadar 320 bin ton yük taşınmış, bu yılsonuna kadar 20 bin konteynerle 500 bin ton yük taşınması daha bekleniyor. BTK demiryolu hattında orta vadede 3,2, uzun vadede ise 6,5 milyon ton yük taşınması hedefleniyor.” bilgilerini paylaştı.

Eldener, demiryolu taşımacılığı virüs salgının etkilerinin en yoğun hissedildiği dönemde kurtarıcı görevi üstlense de normalleşme adımlarının atılması, kısıtlamaların kaldırılması ve eski düzene geri dönüş ile beraber intermodal taşımalara olan ilginin azaldığını, bununla birlikte ithalat-ihracat dengesizliği sebebiyle ithalatın neredeyse durma noktasına geldiğini ifade etti. İthalatta boş dönüşler için kiralanan araçlara, konteynerlere verilen ekstra maliyetlerin firmaları zora soktuğuna işaret eden Eldener, bu sürecin sonunda ham madde mamul üretiminin de etkilenebileceğine dikkat çekti. Eldener şu anda yolunda gittiği gözlemlenen ihracat taşımalarının bu döngüde düzeninin bozulacağından da endişe edildiğini dile getirdi.

Eldener “Bu noktada demiryolu taşımacılığının ne kadar önemli olduğunun çok iyi bir şekilde kavranması gerektiğine inanıyorum. Çünkü ne yazık ki ülkemizde taşımacılıkta en geri kalmış hatta tek geri kalmış taşıma modu demiryolu taşımacılığıdır ve bugün en çok da ihtiyacımız olan taşıma modu olduğunun da altını çizmek isterim. Ancak pandeminin ilk dönemlerinde demiryoluna çok büyük bir talep varmış gibi görünse de sektör bu taşıma moduna gereken yatırım yapılmadığı için çıkış noktasını yine karayolunda buldu.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de karayolu odaklı taşıma biçiminin benimsenmiş olduğunu anlatan Eldener koronavirüs gibi olağan üstü durumlarda karayoluna sınırlamalar, yasaklar geldiğinde taşıma sisteminin durma noktasına geldiğinin deneyimlediğini aktardı. Kriz anlarından en az etkilenen ve kurtarıcı rolü üstlenen taşıma şeklinin demiryolu taşımacılığı olduğunu vurgulayan Eldener “Hem kurtarıcı oluşu hem de riski en az taşıma modu olmasından dolayı karayolunun üzerindeki ağır yükü alması açısından demiryolu oldukça önemli bir konumda. Bu alana çok daha fazla eğilmek ve gerek kamu, gerekse de özel sektör marifetiyle, yatırım yapılması gerekmektedir. Özellikle Orta Doğu ve Kafkaslar’a, ancak beraberinde Güney Doğu Avrupa ve Orta Avrupa’ya ihracatımızı devam ettirebilmenin belki de en önemli unsurlarından biri demiryolu olabilir. Bu noktada temel ve en önemli aktörlerden birisi olan TCDD’nin sektör paydaşları, iş ortakları olan taşıma işleri organizatörleri ile tanımlı, şeffaf, objektif kriterler üzerine oturtulmuş bir iş birliği modeli kurması büyük önem taşımaktadır.” diyerek sözlerini noktaladı.

Related Posts

Call Now Button
Sohbeti Başlat