0

Türkiye’de Varış Limanında Oluşan Demuraj Giderlerinin Beyanı ve Cezai Müeyyideler

İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği (İGMD) tarafından Ticaret Bakanlığı, Gümrükler Genel Müdürlüğü muhatap “Türkiye’de Varış Limanında Oluşan Demuraj Giderlerinin Beyanı ve Cezai Müeyyideler” hakkında bir yazı yayımladı.

Yazıda; Türkiye limanlarına, deniz yoluyla ve konteyner içerisinde gelen eşyalar için Taşıyan (Nakliye Firması) tarafından ithalatçı firmaya: gümrük işlemlerinin tamamlanması, eşyaların konteyner içerisinden tahliye edilmesi ve ardından konteynerin taşıyan tarafindan gösterilen yere/depoya teslimi için (armatöre göre değişmekle birlikte) ortalama 7 gün, 14 gün, 21 gün gibi serbest süreler” tanındığı anımsatıldı. Verilen bu sürelerin aşılmasından sonra konteynerin boş olarak teslimi durumunda, serbest süreden aşılan süre kadar taşıyan tarafından “Demuraj” gideri adı altında bir deret talep edildiği ve bu derete ait fatura KDV Kanununun 14. Maddesine göre KDV’den istisna olarak düzenlendiği belirtildi.

KDV Kanunu 14. Maddesinde: “Transit taşımacılık: Madde 14 – 1. Transit ve Turkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Cumhurbaşkanı tarafindan belirlenecek taşıma işleri vergiden müstesnadır. 2. Bu istisna, ikametgah, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan mukellefiere, ilgili olkeler itibariyle karşılıklı olmak şartıyla tanımır. 3. Maliye Bakanlığı, bu istisna uygulamasına ilişkin usül ve esasları belirlemeye yetkilidir.” İbarelerinin yer aldığı ifade edildi.

Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü’nün B.07.0.GEL.0.5S/5514-399/24977 Sayılı 03/06/2004 tarihli özelgesinin sonuç bölümünü içeren son paragrafında: “.Dolayısıyla gemilere yapılan konteynır taşımacılığı sırasında konteynırların makul bir sürenin üzerinde meşgul edilmesi nedeniyle yapılan ve konteyner demurajı olarak adlandırılan ödemenin de bu kapsamda değerlendirilmesi ve taşımacılık istisnası kapsamına giren işlemler dolayısıyla tahsil edilmesi halinde de katma değer vergisi hesaplanmaması gerekmektedir.” denildiği belirtildi.

Konuyla ilgili Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2009/32 sayılı genelgesinin sonuç bölümünde; “Bu çerçevede;

-Demuraj giderlerinin taşıma bedellerinin içimde mütalaa edilmesi,

-Eşyanın giriş liman veya mahalline varışından önceki demuraj giderlerinin (özellikle yükleme limanında yapılan bu kabil giderlerin) Gümrük Kanununun 27/1-e maddesi kapsamında gümrük kıymetine dahil edilmesi,

-Eşyanın giriş liman veya mahalline varışından sonraki demuraj giderlerinin Gümrük Kanununun 28 inci maddesinde belirtilen koşullarla eşyanın gümrük kıymetine dahil edilmemesi

-Ancak söz konusu unsurların her durumda KDV matrahma dahil edilmesi, gerekmektedir.” denildiği anımsatıldı.

Gümrük idarelerinin, sonradan yaptıkları denetim ve kontrollerde, Taşıyandan (Nakliyeci firma ve acenteler) elde ettikleri Demuraj faturalarında yer alan konşimento numaraları ile gümrük beyannamelerinde yer alan konşimento numaralarını eşleştirdiği, ilgili genelgenin son cümlesini oluşturan “Ancak söz konusu unsurların her durumda KDV matrahına dahil edilmesi gerekmektedir” ibaresinden hareket ile, KDV Kanunu 21/e maddesinde yer verilen “Beyannamenin tescil tarihi ayrımını gözetmeksizin, oluşan tüm demuraj giderinin Gümrük beyannamesinin Gümrük Vergisi veya KDV matrahına dahil edilmesi gibi bir sonuç çıkartarak ve hata gümrük beyannamesinin tescilinden sonra oluşacak giderin de 2 sayılı KDV beyannamesi ile tahsil edilip edilmediği yönünde araştırma – sorgulama yaptıkları belirtildi. Bu çerçevede elde edilen ve yorumlanan bilgiler üzerinden Gümrük Kanunu 234/1, Maddesi hükümlerine göre cezai müeyyide uygulamalarına gidildiği ifade edildi.

Konunun, Yükümlüler ile Gümrük idareleri arasında ihtilaf yaratması sebebi ile son zamanlarda idari yargı organlarında külfeti ağır birçok davaya sebep olduğuna dikkat çekildi.

Bu çerçevede Demuraj giderlerinin Türkiye limanlarına varış yerinden sonra oluşması durumunda vergilendirmenin;

1. Serbest Süre (Free Time) içerisinde Gümrük beyannamesi tescil edilmesi halinde, demuraj oluşmayacağı için (yurt dışında oluşmuş bir demuraj faturası da yoksa) Gümrük beyannamesinde Gümrük Vergisi Matrahıma ve KDV Matrahına herhangi bir ilave yapılmaması gerektiği (Yurt dışında oluşmuş demurajlara ait faturaların olması durumunda Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 2015/13 Genelgesinde belirtilen “BİLGE Sistemi detaylı beyan modülü üzerinde “Yurt Dışı Diğer” olarak tanımlanan alana girilecek verilerin etkin kullanılabilmesi amacıyla ayrılan alt bölümlerden “Demuraj Giderleri” alanına girilmesi yoluyla (tıpkı navlun giderleri gibi) Gümrük Vergisi Matrahına dahil edilmesi gerektiği),

2. Gümrük beyannamesinin tescil tarihinde serbest süre (Free Time) zaman dolmuş ve bir demuraj bedeli oluşmuşsa buna ilişkin fatura varsa; Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 2015/13 Genelgesinde belirtilen “BILGE Sistemi detaylı beyan modülü üzerinde “Yurt Dışı Diğer” olarak tanımlanan alana girilecek verilerin etkin kullanılabilmesi amacıyla ayrılan alt bölümlerden “Demuraj Giderleri alanına bu tutarın girilmesi yoluyla (tıpkı navlun giderleri gibi) Gümrük Vergisi Matrahına dahil edilmesinin 2009/32 Genelgenin son bölümü ile Gümrük Kanunu 28 madde hükmüne aykırı olacağından Yurt İçi Giderler kapsamında sadece KDV matrahına dahil edilmesi gerektiği,

3. Gümrük beyannamesi tescili esnasında eşyanın Türkiye Liman giriş yeri/mahalline varışından sonra oluşmuş Demuraj giderinin faturası henüz düzenlenmediği için bilinmesi mümkün değilse, öncelikle tescil tarihine kadar olan kısım için fatura tedarik edilmesi, bu mümkün olamıyorsa tıpki ardiye bedelleri gibi yaklaşık bir bedel konularak Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 2015/13 Genelgesinde belirtilen “BILGE Sistemi detaylı beyan modulu üzerinde “Yurt Dışı Diğer olarak tanımlanan alana girilecek verilerin etkin kullanılabilmesi amacıyla ayrılan alt bölümlerden “Demuraj Giderleri alanına bu tutarın girilmesi yoluyla (tipki navlun giderleri gibi) Gümrük Vergisi Matrahına dahil edilmesinin 2009/32 Genelgenin son bölümü ile Gümrük Kanunu 28 madde hükmüne aykırı olacağından Yurt İçi Giderler kapsamında sadece KDV matrahına dahil edilmesi gerektiği,

4.Beyanname tescil tarihinde serbest süre (Free Time) zamanı dulmuş ve bir demuraj bedeli oluşmuşsa ve Demuraj oluştuğu halde fatura veya tutar bilgisi sonraki bir tarihte elde edilecek ise Gümrük Yönetmeligi 53. Maddenin 5. Fikrasi hükmüne istinaden Istisnai Kıymet ile beyanda bulunulması ve Demuraj faturasının düzenlendiği tarihi takip eden ayın 26. Gününe kadar Gümrük İdaresine başvurularak, Demuraj faturasında veya ekli belgelerinde tescil tarihine kadar oluşan demuraj ücretinin (tescil tarihinden sonra oluşan Demuraj ticretinin ayrı gösterilmiş olması kaydıyla) Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlügo’ntin 2015/13 Genelgesinde belirtilen “BİLGE Sistemi detaylı beyan modülü üzerinde “Yurt Dışı Diğer” olarak tanımlanan alana girilecek verilerin etkin kullanılabilmesi amacıyla ayrılan alt bölümlerden “Demuraj Giderleri alanına bu tutarın girilmesi yoluyla (tipki navlun giderleri gibi) Gümrük Vergisi Matrahına dahil edilmesinin 2009/32 Genelgenin son bölümü ile Gümrük Kanunu 28 madde hükmüne aykırı olacağından Yurt İçi Giderler kapsamında sadece KDV matrahına dahil edilmesi gerektiği: Ancak KDV Kanunu 21/e hükümlerine göre tescil tarihinden sonraki demuraj tutarının (faturada ayrı gösterilmiş olmak kaydıyla) gümrük beyannamesinin KDV matrahına (yurt içi gider alanına) dahil edilmesi yerine 2 Sayılı KDV Beyannamesi ile ithalatçı firmanın bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan edilmesi yoluyla Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafında işlem tesis edilmesi gerektiği;

5. Ilgili Gümrük beyannamesinin tescilinden sonra oluşabilecek demuraj giderlerinin, her ne kadar KDV Kanunu 14. Maddesi hükmü gereği faturaları KDV’den müstesna olarak ithalatçılara düzenleniyor olsa da (tıpkı ardiye faturası gibi) bu faturaların ithalat işlemleriyle ilgili olmaları nedeniyle gider yazılabilmesi için mutlaka KDVlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bu kapsamdaki faturaların KDV Kanunu 21/C hükmü gereği İthalat beyannamesine konu edilemeyeceği ifade edilerek, bahse konu teslim veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanacak verginin, teslim veya hizmeti yapanlar tarafından değil de, bu işlemlere muhatap olanlar tarafından kısmen veya tamamen vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilip ödenmesi gerektiği için Hazine ve Maliye Bakanlığı yetki alanına giren 2 Sayılı KDV Beyannamesiyle ödenmesi gerektiği belirtildi.

Bu itibarla, 2009/32 sayılı genelgenin uygulanması hususunda açıklanmaya çalışılan konular ve Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün 3.06.2004 tarih B.07.0.GEL.0.55/5514-399/24977 sayılı özelgesi bağlamında Ticaret Bakanlığı tarafından bir açıklama getirilmesinin gümrük idarelerinin ve Sanayici/ithalatçı firmaların hukuki ihtilafa neden olan mahkeme süreçlerini engelleyeceği ve yeknesak bir uygulama sağlayacağı konu hakkında yaşanan ihtilafları çözeceği ifade edildi.

İlgili yazıya ulaşmak için tıklayınız.

Related Posts

Call Now Button
Sohbeti Başlat