0

Betam’ın Türkiye’de Kaçakçılık Raporu: “Nedeni Yüksek Vergiler ve Yoksulluk”

Bahçeşehir Üniversitesi bünyesinde bulunan Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM), 2 yıl süren araştırma projesi sonucunda Türkiye’nin kaçakçılık verilerini, yasadışı ticarette kullanılan yol ve yöntemleri, yasadışı ürünlere olan talep ve bunun arkasındaki nedenler ile kaçakçılıkla mücadelede alınması gereken önlemlerle ilgili önerilerini sunduğu raporunu yayımladı.

Yasadışı ürünlere olan talebin nedenlerini anlayabilmek için yasadışı ürünleri tercih eden ve etmeyen tüketicilerle yapılan 4 bin 924 anket çalışması ve yasadışı mal ticaretinin gerçekleştirilme yolları, mekânsal ve örgütsel yapısını anlayabilmek adına kolluk kuvvetleri, avukatlar ve perakendeciler ile 22 ilde gerçekleştirilen 228 görüşme sonucunda BETAM’ın Türkiye’de kaçakçılık ile ilgili değerlendirmeleri şu şekilde:

“Güneydoğu Anadolu bölgesi için kaçakçılık tarihsel bir faaliyet”
– “Türkiye’de yasadışı ticaret çok yaygındır ve bir dereceye kadar “tolere edilir”. Yasadışı ticaret talebini ve arzını teşvik eden yasadışı ticaretle ilgili bu “hoşgörülü görüşü” besleyen çeşitli faktörler vardır. Anket çalışması ve uzmanlarla yapılan derinlemesine görüşmeler, hem arz hem de talebi besleyen 3 faktörü ortaya koydu:

1- Yasal malların fiyatlarını artıran yüksek vergiler, yasadışı mallar için bir talep yaratır. Tüketiciler, yasadışı ürünlere olan tercihlerini meşrulaştırmak için yasal malların yüksek fiyatlarını sebep gösteriyorlar. Bu görüş Türk toplumunda, hatta güvenlik görevlileri arasında yaygındır. Bu nedenle, kaçak veya sahte mallar insanlara zarar vermediği sürece, çok sayıda insan tarafından yasadışı olarak algılanmaz.

2- Sınır bölgelerinde yoksul hanelerin veya işsizlerin sayısı yüksekse, her türlü yasadışı ticaret faaliyeti beklenmelidir. Bu, Suriye, Irak, İran, Gürcistan, Bulgaristan ve çok sayıda insanın geçimini sağlamak için yasadışı ticaret faaliyetlerinde bulunduğu bölgeler için geçerlidir.

3- Türkiye’nin tarihi nedenleri ve coğrafi konumu nedeniyle sınır ötesi ticaret ve Türkiye’de kaçakçılık her zaman önemli olmuştur. Özellikle Suriye ve Kuzey Irak’tan kaçakçılık, Güneydoğu Anadolu’da yaşayan ve sınırın her iki tarafında aile ilişkileri olan Kürt nüfusu için tarihsel olarak kurulmuş bir faaliyettir. Yoksullukla birleştiğinde, böyle bir tarihsel arka plan, yasadışı ticaret faaliyetlerinin bölgede yaşamanın bir yolu olarak kullanılmasını haklı çıkarmak için kullanılır. Yasadışı ticaret her zaman bir dizi aile için en önemli gelir kaynağını oluşturmuştur.

“Kolluk kuvvetlerinin yardımı olmadan yasadışı ticaret yapmak mümkün değil”
– Birkaç kaçak mal tüketicisinin ifadelerine ve nicel analize göre, yasal mallar ile yasadışı mallar arasındaki fiyat farklılıkları yüzde 10-20 arasında sınırlı olsaydı yasadışı ürünlerin tüketicilerinin yasal mallara geçecekti.

– Uzmanlar ve çeşitli paydaşlarla yapılan derinlemesine görüşmeler yasadışı ticaret arzının mekânsal ve örgütsel yapısı hakkında bilgi sunmaktadır: kaçak ve sahte malların “pazara” nasıl ulaştığı, nasıl ve nerede satıldığı ve son olarak bu yasadışı malların dağıtımı için kullanılan ağ türleri. Bu görüşmeler, küçük veya büyük ölçekli olsun, tüm kaçakçılığın esasen organize edildiğini ima eder. Kaçakçılık ağlarının daha yüksek seviyeleri suç faaliyetlerini organize eden yöneticileri içerir. Kaçakçılık ağlarının alt seviyelerinde, genellikle asıl amacı geçimini sağlamak olan vasıfsız, daha az eğitimli, işsiz ve hatta fakir insanlar vardır. Genellikle ağlarda yer alan üçüncü bir taraf kolluk kuvvetleridir. Kolluk kuvvetlerinin yardımı veya gizli anlaşması olmadan, büyük miktarda ve yüksek değerli yasadışı gönderiler yapmak mümkün değildir.

– Tüketicilerle yapılan saha araştırması yasal ürünleri seçen tüketiciler ile yasadışı ürünleri seçen tüketicilerin bu ürünleri seçme nedenleri arkasındaki önemli motifleri ortaya koydu. Bu iki grup gelir, eğitim, zevkler, sosyal kültür, ikamet yeri, etnik köken ve diğer özellikler açısından karşılaştırılarak nasıl farklılık gösterdiğini anlamayı sağlıyor.

– Kadınlar, genç bireyler, zengin haneler ve daha eğitimli bireylerin yasal ürünler yerine yasadışı ürünler seçme olasılığı daha düşüktür. Türkiye’nin en gelişmiş ve en zengin şehri olan İstanbul, bir sınır şehri olmamasına rağmen yasadışı ticarette en yüksek paya sahiptir.

– Ankete katılanlar, kaçakçılığın cezai bir suç olup olmadığı konusuna statülerine ve dünya görüşlerine göre farklı bakış açılarından yaklaşıyorlar. Genel olarak, silah ve uyuşturucu kaçakçılığının cezai bir suç olduğu konusunda fikir birliği varken, diğer mallarla ilgili görüşlerin değiştiği görülmektedir. Sigara, tütün, alkollü içki ve cep telefonu kaçakçılığını suç olarak görmeyenler çoğunlukla bu malları satın alan kişilerdir. Birçoğu yüksek vergiler nedeniyle kaçakçılığı bir suç olarak görmüyor.

İlgili “Türkiye’nin Kaçakçılık Raporu Yayımlandı” haberimiz için tıklayınız.

Related Posts

Call Now Button
Sohbeti Başlat